ÖDÜLLER TEŞEKKÜRLER TAKDİRLER BÖLÜMÜNÜ NİÇİN AÇTIM ?

Siteyi izleyen okurlardan bazıları belki hocanın neden görünür bir ödülü yok diye merak edebilir. Gerçekten de buradaki dökümden de görülebileceği gibi, benim yeterince takdir, teşekkürüm olmakla birlikte, almış olduğum önemli sayılabilecek ödüllerim yok. Bunun nedenlerinden biri, bu sitede görülen çalışmalarım nedeniyle yarışmalara katılmaya zaman ayırmamamdır. İkincisi de bu ödül konusuna o kadar iştiyak duymamış oluşumdur. Bu konuda birkaç yıl önce, bir kere özellikle tüketicinin korunması alanındaki bazı çalışmalarım nedeniyle, çok saydığım iki dostumun israrı ile çalışmalarımın dökümünü ilgili bakanlığa gönderdim. O zamanlar fanatik bir siyasi partinin yönetiminde hepsini yakından tanıdığım ilginç bazı kişiler yönetmeliğe bile uygun olmayan ödüller aldılar. Ben dikkate alınmadım. Önce üzüldüm. Sonra o kişilerden bazıları ile birlikte o koşullarda ödüllendirilseydim bunun hiç de etik olmayacağını aklıma getirince o üzüntüm de geçti. İşin ilginç yanı aynı bakanlığın ilgili genel müdürü aynı tarihte düzenledikleri tüketicinin korunması sempozyumuna beni "..çok yararlı olacağım .." gerekçesiyle, adımın da oturum başkanı olarak yazılı olduğu bir programın eklendiği resmi bir yazı ile davet ettiler. Doğal olarak bu daveti kabul etmedim.

Kuşkusuz, katkılarından dolayı takdir ve teşekkür görmek her fani insanı mutlu eder. Ama takdir teşekkür ve ödül verilmemesinin insanı çok da mutsuz etmemesi gerekir gibi geliyor bana. Teşbihte hata olmaz ama ünlü egzistansiyalist yazar Jean Paul Sartre 'ın “Akıl Çağı” adlı eserinin girişinde ne Nobel 'i , ne Nobel alanları ne de verenleri asla küçümsemeden son derece zarif ve bana haklı ve doğru görünen olağanüstü güzel gerekçelerle “Nobel'i Niçin Reddettim” açıklamasını okuyunca, ödül konusunun da insanoğlu tarafından fazla abartılmaması gerektiğini daha iyi anladım. Ben hayatımdaki hemen hemen hiçbir çalışmayı para ya da ödül için yapmadığım ve de hayatımı tek bir şeye ipotek etmediğim için hiçbir engel beni yolumdan döndüremedi ve yıldıramadı. Kanımca, insan için en büyük ödül, tanrının verdiği enerji azim ve biraz da şans ile , yapabildiği nitelikli ve insanlara yararlı çalışmalar ile önce insanın kendi vicdanında kendini ödüllendirmesi, daha sonra da kendisini samimiyetle seven ve sayanların yüzlerindeki ve sözlerinde size çeşitli şekillerde yansıttıkları pırıltılardır. Çetin Altan usta da “mutluluk sevdiğin ile zamanı süresiz uzatmak ve sevdiğin işte çalışmaktır” diyerek konuya noktayı koymuştur.

Prof. Dr. Ömer Baybars TEK -

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası Lojistik Bölümü
Selçuk Yaşar Kampüsü Üniversite Caddesi Ağaçlı Yol No:35–37 Bornova / İzmir / Türkiye
e-Posta: omer.tek@yasar.edu.tr & Telefon: 0 232 411 52 24 & Faks: 0 232 411 50 20

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Downloadhttp://bigtheme.net/joomla Joomla Templates